21 Mayıs 2013 Salı

Vodafone'dan Sosyal Medyada "Zaman"lama Hatası

Bildiğimiz üzere GSM operatörleri, sosyal medya platformlarında ya da geleneksel mecralarda reklam alanlarını dolu dolu kullanan en önemli firmalardır. Televizyon izlediğimizde neredeyse her reklam kuşağında en az bir kez bir tane GSM operatörü reklamı ile karşılaşırız. Genellikle de "komedyenler" ile çalışmayı tercih eden bu markalar, Türkiye'nin dört bir yanında varlık gösterdikleri için tüm mecraları kullanması gereken ender firmalardan olmaktadır. Ancak, konumuz Vodafone'un az önce Twitter'da başlattığı "muhteşem sosyal medya kampanyası" olacak. Vodafone öyle bir ince detayı atladı ki bu sosyal medya kampanyası belki de hiç alakası olmayan ZAMAN Gazetesi için muhteşem bir fırsat olacak. Hatta şu anki gidişattan bunu rahatlıkla görebiliyoruz.

Twitter kampanyası şu tweet ile başlıyor.

Zamanınız kısıtlıyken, bir de tarifenizle uğraşmayın, Vodafone Red ile tanışın. #ZamanımOlsa http://bit.ly/VF_Red

Evet, tweete bakınca aslında direk göze batmayan bir detay var o da başka bir marka olan "ZAMAN". Bir de iyelik ekiyle daha da sahiplendiren bu kampanya direk olarak Zaman Gazetesi'nin işine yarayacaktır.
Öyle ki bu kampanyayı promoted tweet olarak çıkan Vodafone, büyük ihtimal ile bu durum ile karşılaşacağını hiç tahmin etmemiştir.

Vodafone'dan Sosyal Medyada "Zaman"lama Hatası
Vodafone'dan Sosyal Medyada "Zaman"lama Hatası


24 Şubat 2013 Pazar

Akmerkez Facebook Yönetimi

Bugünlerde yeni bir inceleme yazısı yazmak istiyordum ve bu hafta sonu en azından bir yazı yazmalıyım şeklinde bir karar verdim. Tam da bunları düşünürken, Facebook ana sayfamda Akmerkez'in bir paylaşımını sayfalarını beğenmemiş olduğum halde gördüm. Bunun nedenini sosyal medya ile yakından ilgileniyorsanız kesinlikle biliyorsunuzdur: Tanıtım Yap!

Facebook Önerilen Gönderi
Facebook Önerilen Gönderi
Facebook'ta yapılan sponsorlu haberlerin veya önerilen gönderi olarak görünen paylaşımların detaylarına bu yazıda çok fazla değinmek istemiyorum çünkü başlı başına sayfalarca anlatılması gereken bir konu. Ancak, ilerleyen günlerde bu konuya da kesinlikle değineceğimi bilmelisiniz. Hatta  geçtiğimiz günlerde, arkadaşlarınızın gönderilerini de tanıtım yap diyerek destekleyebileceğiniz bir modeli duyurulmuştu. Bu yazıda ise genellikle teknik detaylara girmeden, Akmerkez'in sosyal medya yönetimi ve Facebook yönetimi gibi konularda sahip olduğu başarıları veya başarısızlıkları değerlendirmeye çalışacağım.

1 Şubat 2013 Cuma

Sosyal Medya Mirası - Mehmet Ali Birand

Geçtiğimiz 17 Ocak, Türk medyası açısından talihsiz bir gün olarak tarihe kazındı ve belki de medyanın en önemli şahsiyetlerinden veya hocalarından bir tanesi olan sayın Mehmet Ali Birand'ı kaybettik. Mehmet Ali Birand'ın kaybetmemizin ardından sosyal medyada ki "sosyal medya" varlığının ne olacağını düşündük. Öyle ki, bildiğimiz kadarıyla, şu ana kadar Twitter'da 1 milyon barajında takipçisi olan hiç bir hesap sahipsiz kalmamıştır. Hal böyle olunca da, bu durumu sosyal medya ve sosyal medya yönetimi konuları bakımından ele almak gerektiğini düşündük.



Mehmet Ali Birand Kimdir?

Öncelikle, ne kadar çoğumuz biliyor olsak da, Mehmet Ali Birand'ı kısaca tekrar hatırlatmak  isteriz.

Mehmet Ali Birand 9 Aralık 1941 tarihinde Beyoğlu, İstanbul'da doğdu ve 17 Ocak 2013'te Nişantaşı, Şişli, İstanbul'da aramızdan ayrıldı. Mehmet Ali Birand; Türk gazeteci, yazar, köşe yazarı, haber sunucusu, televizyon yapımcısı. Abdi İpekçi'nin aracılığıyla Temmuz 1964'te Milliyet gazetesinde gazeticilik / haberclilik mesleğine başladı. Aynı dönemlerde Brüksel'e yerleşerek burada 20 yıl yaşadı. 1985 yılında TRT 1'de zamanla fenomenleşecek olan 32. Gün adlı ayda bir yayınlanan haber programını yapmaya başladı. 32. gün isimli haber programı oldukça başarılı oldu ve Birand, bu programla birlikte çok daha fazla bir kitle tarafından tanındı. 1991 yılında Türkiye'ye döndü. Gazeteciliğe ve program sunuculuğuna farklı yayın organlarında devam etti. Bunların yanı sıra, hakkında bir çok dava da açıldı.

28 Aralık 2012 Cuma

RodiMood Facebook Yönetimi

RodiMood
RodiMood Facebook Sayfası

Geçtiğimiz günlerde markaların Facebook sayfaları arasında dolaşırken, RodiMood'un Facebook sayfasındaki paylaşımlar ve yorumlar dikkatimi çekti. Sayfada, daha kişisel bir kullanım göze çarpıyor ve büyük ihtimalle de kurum içerisinden bir kişi Facebook sayfa yönetimi ile ilgileniyor. Facebook veya sosyal medya hesaplarının kurum içerisinden bir kişi tarafından yönetilmesi durumlarında genellikle kurumsallıktan uzak bir çizgi oluşabiliyor. Sayfayı beğendirme çabası ya da kullanıcılarla / takipçilerle daha fazla iletişime geçme / etkileşim yaratma isteği doğal olarak oluşuyor. Ancak, bu istek ve arzuları kurumsal strateji ile belirlemek, ardından ise bu stratejiyi sosyal medya hesaplarında uygulamak gerekir.

Bu bilgiler sonrasında ise, RodiMood'un Facebook hesabında neler olmuş göz atabiliriz. En son paylaşımları bu hafta Pazartesi günü yapılmış, yani 5 gün önce.

Bizi Twitter'dan takip edin, kampanya ve yeniliklerimizden ilk siz haberdar olun! RodiMood Resmi Twitter Hesabı 
https://twitter.com/RodiMood


23 Kasım 2012 Cuma

Hepsiburada Sosyal Medya İncelemesi

HepsiBurada - Facebook
Bildiğimiz üzere HepsiBurada Türkiye'nin en büyük e-ticaret sitelerinin başlarında gelmektedir. Öyle ki, ilk e-ticaret sitelerinden bir tanesi ve Doğan Online'ın bir parçası olması nedeniyle; Türkiye e-ticaret ekosistemi içerisinde önemli bir oyuncu olmaktadır.

Facebook'ta beğenilme ve konuşulma oranları da HepsiBurada'nın en önemli oyunculardan bir tanesi olduğunu gösteriyor.

252.181 kişi beğendi · 8.469 kişi hakkında konuşuyor

Beğenilme sayısı muhteşem olmasına rağmen, hakkında konuşulma oranı sadece ~%3'te görünüyor. Bu oran ise sosyal medya yönetimi konusunda çok fazla başarılı olamadıklarını ancak e-ticaret sitelerine kıyasla sıradan bir durumda olduklarını gösteriyor.

%3 oranında konuşulmaya sahip olan bir Facebook sayfasının başarılı olduğunu asla söyleyemeyiz çünkü sahip olunan potansiyelin sadece %3'ü marka ile iletişime geçmektedir. Yani, 252 bin Facebook takipçisi bu oran nedeniyle gerçekte 50 bin ile 100 bin arasında düşünebilir. Bunun nedeni ise, normal şartlarda bir sayfanın ortalama olarak %5 ile %10 arasında konuşulma oranına sahip olması gerekmektedir. Facebook EdgeRank algoritmasının da etkisiyle bu oranı daha da düşük bulabiliriz. Bunun nedeni ise, Facebook'ta kullanıcılar ile ne kadar iletişime geçerseniz bu iletişime oranlar paylaşımlarınız görünür. Yani, 250,000 beğenisi olan bir sayfanın yaptığı paylaşımların tamamı bu 250 bin kişilik kitleye ulaştırılamaz. Bu konuya ise ilerleyen günlerde değinebiliriz.


29 Ağustos 2012 Çarşamba

Sosyal Medya Yönetimi Nasıl Ol(ma)malı?


Merhaba Arkadaşlar,

Bu yazımda sosyal medyada çoğu kullanıcının yaşayabileceği ve benim de yaşamış olduğum bir konudan örneklerle ilerleyeceğim. Uzun zamandır "başarısız" bir Sosyal Medya Yönetimi sürecinde olduğunu gözlemlediğim bir markadan örnekler sunarak bu yazıyı sonlandıracağım.

Sosyal Medya Yönetimi için bir formül belirlemek ve bunun kesinlikle başarılı olacağını savunmak hayal dünyasında yaşayan sosyal ağlarda görülebilecek bir durumdur. Ancak, Sosyal Medya Yönetimi nasıl olmamalı konusunda ise belirli maddeleri ortaya koyabiliriz; "Kullanıcıları dinlemek, onlara yol göstermek yeterlidir!" Eğer; böyle düşünüyorsanız düşündükleriniz size katkı sağlayacaktır, aslında bu durumdan memnun olan kullanıcılarınız da olacaktır, ancak bu bir YALAN!





Bahsettiğim marka: Akbank. Sosyal ağlar dışında, başarısız bulmadığım bir marka olan Akbank'ın bu tavrı ve yol gösterme çabası her kullanıcı için aynı mıdır acaba diye düşündüm. Tahminlerinizin farkındayım, evet tüm kullanıcılara aynı yöntem uygulanıyor!







Kullanıcıların bir çoğu markadan yardım talep ediyor ve onlara yaşadıkları sorunları Tweetleyerek göndermeyi tercih ediyorlar. Bunun sebebi ise, kullanıcılar daha hızlı bir şekilde sonuç alma isteğidir. Öyle ki, başarılı bir sosyal medya yönetimi de bunu gerektirmektedir. Bu durumda ise, marka eksi puanı hemen hak ediyor. 

Bu başarısızlık durumunu karşı örnekler (counter examples) ile, nasıl başarılı bir sosyal medya yönetimi sergilenebilire getirebiliriz. Burada markanın yapabileceği çeşitli çözüm önerileri şunlar da olabilirdi;

  1. Merhaba xxx Bey, DM ile iletişim bilgilerinizi gönderebilirsiniz. Size daha hızlı ve sağlıklı çözümler sunmak isteriz.
  2. Şu anda yaşamış olduğunuz eski sorunları inceliyoruz. Bir kaç dakika içerisinde size geri dönmeyi amaçlamaktayız.
  3. Merhaba xxx Bey, yaşamış olduğunuz sorun ile ilgili @TTNETDestek ile hemen irtibata geçiyoruz. Daha sağlıklı çözüm sunabilmemiz için bir kaç dakika sonra size geri döneceğiz.
Burada, karşı örneklerle daha verimli 3 farklı cevap çıkartmaya çalıştım. Öyle ki; benim ortaya attığım bu cevap varyasyonları, vermiş oldukları cevaba göre kullanıcılarını daha özel hissettirebilirdi. Şu anda yürütmüş oldukları Sosyal Medya Yönetimi politikasına göre, gelen sorunlar için kullanıcılar kendi sitelerindeki iletişim panosuna aktarılmak istenilmektedir. Ancak, kullanıcılara ekstradan bir efor sarffettirecek bu durum, markaya karşı beslenebilecek olası sevgi faktörünü bir anda bitirmektedir. Peki, neden yukarıdaki cevaplar daha olumlu olacaktır?

  1. Bu şıkkı bir çok marka zaten yapmakta, ancak bir tek ilk kısmını: "Merhaba xxx Bey, DM ile iletişim bilgilerinizi gönderebilirsiniz." Sadece bize iletişim bilgilerinizi gönderin ki bizler de size ulaşalım. Fakat, neden bunu yapmak istediklerini de belirttikleri takdirde kullanıcılarını daha özel hissetirebilirler.
  2. İkinci şıkkı ise Türkiye'de uygulayan neredeyse hiç bir (uluslararası) marka göremiyorum. Aslında, bu benim en başarılı bulduğum Sosyal Medya Yönetimi şeklidir çünkü her bir problem veritabanına kaydedilir ve gerektiğinde o karanlık kutudan çıkartılarak kullanıcıya sunulabilir. Örneğin, ilk resim de yer alan "daha önceden belirtmiştim ama" gibi bir giriş ile markaya durum belirtiliyor, peki markanın Sosyal Medya Yönetimi ile ilgilenen kişi(ler) belirtilenin ne olduğunun farkındalar mıdır sizce?
  3. Üçüncü şık ise şunu gösteriyor istiyor: "Kullanıcılarımız bizim için özeldir." Kullanıcılarının ya da müşterilerinin özel olduğunu söyleyen kaç tane marka veya reklam gördünüz? Ben de öyle tahmin etmiştim, ÇOK! Bunu söz ile değil de tavırlarıyla gösteren? Evet, kesinlikle haklısınız.


Verified damgasını görüyor musunuz? Bu, kullanıcının resmi bir hesap olduğunu belirtiyor. Bu, belirteç ise normal bir markadan daha fazla sosyal medya yönetimine özen göstermelerini onlara hatırlıyor olmalı. Ancak, ortaya çıkan durum ise bunun kesinlikle öyle olmadığını gösterebiliyor.

Bir sonraki yazımın konusu ise, ismi geçen TTNET yani @TTNETDestek hesabının bu diyalogların neresinde kaldığına dair olacaktır. Küçük bir ipucu; TTNET'in göstermiş olduğu performans, Akbank'a göre bir hayli daha iyi konumda olmasına rağmen, mükemmel bir sosyal medya yönetimi sergileyebildiklerini söyleyemeyeceğim.

Sosyal günler,
Sevgiyle kalınız.

28 Ağustos 2012 Salı

Hızlı Sosyal Medya Yönetimi


Merhabalar,

Son blog yazımız olan Markanızı Küçük Düşürmekten Kaçının adlı blog yazımıza geri dönüşler gayet olumluydu ve benzeri bir blog yazısını yazmak istedik. Bu yazı ise bir öncekine göre "olumlu" bir yazı olacaktır çünkü bir öncekinde kötü sosyal medya yönetimi söz konusu olmasına rağmen bu yazı da ise başarılı ve hızlı bir sosyal medya yönetimi örneği verilmektedir.


Anlık Sosyal Medya Yönetimi

Sikayetvar.com adlı şikayet belirtme sitesine yeni bir blog konusu seçmek için girdiğimde gözüme turk.net için yapılmış olan bir şikayet çarptı. Bu şikayet içerisinde kullanıcının yavaşlıktan ve yüksek ping sorunundan bahsedilmekteydi. O sırada aynı kategoride baktığım diğer sorunlar arasında tek cevap alan sorun buydu ve diğer firmalar, kullanıcılarının ne gibi sorunlar yaşadığından bir haber yaşamlarına devam ediyorlardı.

TURKNET Ping Yüksek Ama Hız düşük!
Hızım 1 mb//s 'ye düştü. Ama 8 mb hız kullanıcısıyım. Pingde yüksek. Yardım istiyorum.,
(28 Ocak 2012 16:54)


İsmine ulaşamadığım bir TURKNET kullanıcısı bir üst kısımda yer alan şikayeti sikayetvar.com'a eklemiş yani bugün. Saat olarak ise ben bu blog yazısına başlamadan neredeyse 2 saat önce.

Yazının giriş kısmında da belirttiğim üzere bu soruna cevap da verilmiş, yani 2 saat içerisinde her şey olmuş bitmiş ve çözüme ulaşılmış. Yanlış anlamayın sorunu çözme süresi 2 saat değil sadece 16 dakika içerisinde bu sorun çözülmüş!


27 Ağustos 2012 Pazartesi

Sosyal Medya'da Doğum Günleri

Doğum günleri insan ilişkilerinde her zaman önemli bir konuma sahip olmuştur. Bazıları bu günleri çok özel yaşamak isterken bazıları ise bu günleri sıradan bir gün olarak yaşamayı tercih etmektedirler. Özellikle de kadınlar erkeklere nazaran bugünlerde daha hassas olmaktalar ve kendilerini özel hissetmek isterler. Hal böyleyken de bu günlerde, doğum günü insanlarının doğum günleri kutlanmadığı zamanlarda kırılabilirler ve insani / arkadaşlık ilişkileri zarar görebilir.

Facebook öncesinde doğum günleri kutlamak için insanlar birbirlerini ararlar ya da SMS yoluyla bu  özel günlerini kutlarlardı. Ancak, Facebook'un dünyada ve ülkemizde popülerleşmesi sonucunda bu özel günler genellikle Facebook üzerinden kutlanılmaya başlandı. Bunun sonucunda ise kişisel sosyal medya yönetimi konusunda önemli bir seviye belirleme kıstası haline gelen doğum günleri, sosyal medyanın özellikle de Facebook'un vazgeçilmezleri arasında yer aldı.

Doğum günün kutlu olsun :)
Doğum günün kutlu olsun kardeşim / kanka / dostum / arkadaşım / canım / tatlım / bebeğimmmm :))
Nice senelere : )
Nice mutlu yıllara
Güzel senelere
Yeni yaşın tüm güzellikleriyle gelsin, herşey gönlünce olsun. Öpüyorum seni :)Mutlu yıllar :))



26 Aralık 2011 Pazartesi

Markanızı Küçük Düşürmekten Kaçının

Merhabalar,

Geçtiğimiz günlerde bir kaç markanın dijital ortamlardaki kalıntılarına göz atmak istedim ve başladım Google'lamaya! Sonrasındaysa, Sikayetvar.com üzerinde olan şikayetlere rastladım. Ardından, onlarca markanın durumunu merak ettim ve çok ilginç ve örnek vaka olarak gösterilebilecek şikayetleri sizlerle paylaşmak istedim.

Alt kısımda Caner ismiyle bir kullanıcının yapmış olduğu şikayeti hiç bir değişiklik olmadan aktarıyorum.



ÇITIR USTA Yediğim Pide Hiç Güzel Değildi!

07 Temmuz 2011 Perşembe akşamı pide yemek için misafirimle gittiğim Bursa İnegöl Avm'deki şubenize tam bir hüsranla çıktığımı belirtmeliyim. Ben sürekli dışarıda olan ve Bursa civarında restaurant dalında hizmet veren hemen her firmada yemek yemiş ama içlerinde en kötü hayal kırıklığına uğradığım bir mekan oldu ilk ve son gidişim de oldu.
Ayrıca bu firmaya misafirimle gittiğim şubenizde tavuklu pide sipariş ettik; ancak pide geldiğinde içinde sadece küçücük 5 parça tavuk eti sayabildim gerisi sadece domates ve biberdi. Tadı mı? Nimete hiçbir zaman kötü diyen bir insan değilim ama ha çayırda otlamışım ha şubenizde sözüm ona pide yemişim fark yok. İşin ilginç tarafı her yerde 1 TL'ye satılan ayran 2,5 TL'ye bizlere verildi.
Yani bende bir esnafım ve ciddi bir müşteri kitlesine sahibim. Ben her gittiğim mekanlarda özellikle lezzet ve hizmet konusuna dikkat ederim. Memnun kaldığım mekanlara da tanıdığım bütün çevremi yönlendiririm. Ayıptır söylemesi kendimce her işletmeyi tatmin edecek çevreye sahip bir insanım.


11 Temmuz 2011 tarihinde kullanıcının yapmış olduğu şikayete, 22 Ağustos 2011 tarihinde iş yeri sahibi ya da markanın genel merkezi bir cevap yazıyor. Yani, kullanıcı şikayetini durumdan 4 gün sonra iletmiş olmasına rağmen marka tam olarak 44 gün sonra yanıt veriyor. Umarım yanıt veren iş yeri sahibidir ve bu kadar kötü bir yanıt bir markanın genel merkezinden çıkmış değildir.


subemızde yasaıs oldugunuz bu can sıkıcı olaydan oturu fırmam adına özur dıler gereklı kısılere gereklı uyarıların yapıldıgını belırtmek ısterım

Hiç bir değişiklik olmadan alıntıladığım yanıt sizleri çok etkiledi değil mi? Evet, ben de kesinlikle öyle düşünmüştüm.

Özen gösterilmemiş bir yanıt, 44 gün sonra geldiği takdirde şikayette bulunan kullanıcıyı ve bu yanıtı gören kullanıcıları  ne boyutta etkiler, bilinmez? Ancak, durumu daha negatif bir hale sürüklediği ise kesindir.

Yazım hataları, belli bir ölçüde kabul edilebilir olmaktadır. Örneğin, bir paragraf içerisinde bir harf unutulabilir ya da yanlış yazılabilir. Ancak, dijital ortamlarda diğer müşterilerin ya da potansiyel müşterilerin de görebileceği bir ortamda bu hatalar da kolay affedilebilir olmamaktadır. Çünkü, bir çok tarayıcıda artık "spell check" yani yazım kontrolü aktif durumdadır ve yazıları yanlış yazdığımız takdirde bizleri uyarmaktadır. Fakat, daha öncesinde dediğim gibi çok nadir olan hatalar kabul edilebilir.

Burada ise ne denli bir vahim durumun olduğunu görmek ise şahsen benim için bitirici nokta olmuştur.

Bu trajikomik olayı daha fazla yorumlamadan sizleri selamlıyor, iyi haftalar diliyorum.

Bu konuyu farklı örneklerle bir yazı dizisine çevirmeyi düşünmekteyim, umarım bu başarılı(!) örnekleri beğenir ve sizlerde markalarınızın online itibar yönetimlerinde uygularsınız.

Sevgiyle,
Bir sonraki blog yazısına kadar sosyal kalınız :)

23 Aralık 2011 Cuma

Şehirler için Sosyal Medya Yönetimi

Merhabalar,

Haftanın son iş gününde umarım hafta sonuna hazırsınızdır; mesainin bitmesine saatler kaldı!

Haftanın son gününde Twitter'da bir hesap dikkatimi çekti, beni de takip eden. Baktım, baktım ki sadece hesabın üzerine tıkladım ve son 3 tweeti ve bilgilerini görmem bu blog yazısını yazmak için sanırım yeterli oldu.

Şehirlerin de birer marka olduğunu ve onların da bir marka değerine sahip olduğunu göz ardı etmemeliyiz. Onların da sosyal ağları kullanmaları gerçekten başarılı bir gelişme. Ancak, online itibar yönetimi ve sosyal medya yönetimi gibi konulara onların da en az markalarda kadar önem göstermeleri ve gerekirse profesyonel destek almaları gerekmektedir. Eğer; bu hesaplar amatör ve özenden yoksun bir şekilde yönetilirlerse, bu durum onlar için keşke sosyal ağlarda yer almasaydık sözü ile tamamlanabilecek bir serüven olacaktır.

Hemen görmüş olduğum görüntüye geçmek istiyorum ve bu görüntü üzerinden basit ama önemli analizlere doğru ilerleyebiliriz.


Resmin ilk kısmından son kısmına kadar ilerleyelim. Kullanıcı adı seçimi ve isim yerleştirmesinde hiç bir sorun görünmüyor. Twitter'ın karakter sınırlandırma durumunu da göz önünde bulundurursak isim ve kullanıcı adı uyumu gayet normal görünmektedir. @SivasBelediye.

Kurumsal markalarda en fazla önem gösterdiğim bir kısım ise, takip ettikleri kişi sayısının takip edenlerine göre fazla olmasıdır. Bu, genellikle bireysel kullanıcılarda benim takip ettiğim kişi sayısı beni takip eden kişilerin sayısından her zaman daha az olmalıdır yargısının tam tersidir ve doğrudur da. Bireysel kullanıcılar için daha çok takip edilmek bir avantajdır. Ancak; kurumsal markalar, sosyal ağlarda kullanıcılarına ve takipçilerine şu mesajı çok belirgin bir şekilde vermelidirler: "Biz sizi dinliyoruz." Fakat, bu şu demek değildir; takip ettikleri kullanıcı sayısı limit olan 2000'e dayanmamalıdır. Gerekli görülen tüm kullanıcılar ya da onlardan bahsedenler ya da onları takip eden kullanıcıları takip etmelidirler. Bu onlar için her zaman avantaj olacaktır.

0 yani hiç bir kullanıcı ise @SivasBelediye'yi bir listesine eklemeyi gerekli görmemiş. Bu da demek oluyor ki, bu hesabı takip eden 470 kullanıcıyı yeterince etkileyememişler ya da yeterince etkileşim oluşturamamışlar demektir diyebiliriz. Eğer, bir markayı ya da kullanıcı takip eden kişiler varsa, listelere eklenilmesi onlar için bir onur göstergesi olacaktır.

Gelelim, #takipedenitakipederim hashtag'ine. Bir süredir çok moda olan bu hash tag, bireysel kullanıcılar için önemsiz görülebilir ancak bir kurumsal markanın hesabından böyle bir şey tweetlenmesi, kurumsallığın olmadığını ve amatör bir kullanıcı tarafından yönetildiğini gözler önüne sermektedir. Ayrıca bu yaklaşım, sadece bizi takip eden kişi sayısını arttırma amacıyla buradayız ve size yardımcı olacak bir misyona sahip değiliz demenin de bir başka ifadesi olmaktadır.

Youtube. Evet, bu hesap ile ilişkilendirilmiş olan bir Youtube hesabı da bulunmaktadır. Bunu görebilmekteyiz, ancak bu hesabın profesyonellikten uzak bir yaklaşım ile yönetiliyor olması ise bu pozitif çalışmayı da yok saydırmaktadır. Yani, başarılı bir hesap için farklı sosyal ağ hesaplarıyla entegre edilmiş olması da bir başarı göstergesidir. Tabi ki, bunu gerçekten de başarılı bir şekilde yapmak şartıyla.

3. tweetimiz de ise internet sitemizde yayınlanan yeni bir sayfanın tanıtımı veya RSS mantığı düşünülmüştür. Güzel bir yaklaşımdır ancak daha önceki 2 başarısız etken ve bu tweete #FF eklenmesi bu durumu daha da kötü bir hale getirmektedir.

Özetle, 3 tweet ve kişisel bilgiler kısmıyla bir hesabın başarısız olduğu kendisini rahatlıkla göstermektedir.

Son olarak şunu tekrardan hatırlamak gerekmektedir. Sosyal ağlarda yer alan her kullanıcı birer markadır ve bu markaların yönetimlerinde alınacak aksiyonlar bu markanın kurumsallığını ya da amatörlüğünü göstermektedir. Bunun için, eğer kurumsal bir markaya sahipseniz her zaman profesyonel bir desteğe ihtiyaç duyacağınızı asla unutmamalısınız.


Sevgiyle,
Bir sonraki blog yazısına kadar sosyal kalınız :)